Kudüm'ün Tarihçesi


     Mevleviler ayinlerinde kullandıkları sazların bazılarına, halkın kullandığı isimlerden farklı ve kutsallaştırıcı isimler takmışlardır. Kanuna rutüm, defe taife gibi...

     Kudüm adının anlamını ve etimolojisini bilemesek de, kudüm sazına isim babası olan gurubun ve bugünkü kişiliğini kazandıranların Mevleviler olduğunu söyleyebiliriz.

     Gerek çalınış, gerekse yapı olarak nakkare isimli sazla aynı olmasına karşın, boyut olarak nakkareden büyük olan kudüm, 20. yy.a kadar klasik musiki topluluklarının içine dâhil edilmemiş, bazı tarikatlar tarafından (en çok bilineni Mevlevilerdir) kullanılmıştır.

     Kudümün 20. yy.da ki gelişimi ise şöyledir:

     1947: Kudüm'ün ilk defa bir konserde çalınması. (Konser Üsküdar Musiki Cemiyeti tarafından düzenlenmiştir.)

     1957: Radyo yayınında ilk defa icrası. (Bir saatlik canlı yayında Kudümzen Hurşit Ungay tarafından.)

     1964: Saz yapımcısı Cafer Açın tarafından kudümün derisini vidalarla geren sistem geliştirildi. Saz, trampet sehpasına benzeyen bir sehpaya monte edildi.

     1984: Saz yapımcısı Cafer Açın, sazın kâse kısımlarını karpuz dilimi şeklinde kesilmiş ağaçlardan kıvırarak yeniden tasarladı. Daha önce yapmış olduğu vida sistemini de ağaç malzemeden yaparak geliştirdi. Mesud Cemil Bey'in korosunda bir kaç kez ritm saz olarak kudümün kullanıldığı bilinir. Bugün kullanılan velveleler, Hurşit Ungay ve Sadettin Heper tarafından düzenlenmiştir.

Kudum'ün Fiziki Yapısı

     Klâsik musikimizin ana ritm unsuru olan Kudüm, vurmalı sazlarımızın en önemlilerindendir. Tarihte Dinî ve lâ dînî musikîmizin icrasında yardımcı vurmalı sazlarla birlikte bilhassa KUDÜM kullanıla gelmiştir.Kös'ün küçüğü ve nakkarenin de biraz büyüğü olan Kudüm, 4 parçadan meydana gelmiştir;

1-) Bakır gövde

2-) Deve derisi

3-) Simitler

4-) Zahme

     1-) BAKIR GÖVDE: Tas şeklinde olup biri büyük diğeri küçük iki parçadır. Bakırın içine bir miktar altın karışmış olanı makbul ve matluptur. Dövülerek arzu edilen şekil verilir. Büyüğünün çapı 30cm Küçüğünün çapı 28 cm ikisinin de yükseklikleri 16 cm. olan Prototip Kesinlik kazanmıştır.

     2-) DEVE DERİSİ: Kudümde arzu edilen tonalite'nin meydana gelmesi için muhakkak deve derisi kullanmak lâzımdır. Kalınlığı 5 mm. olan deve derisi özel bıçaklarla traşlanarak 2 mm. ye indirilir. "DÜM" sesi verecek olan büyük çaplı bakır gövdeye gerilecek olan deri kalınlığı 2 mm,. "TEK" sesi verecek olan küçük çaplı bakır gövdeye gerilecek olan deri kalınlığı ise 1 mm. olmalıdır. Her iki çaptaki bakır, deriler üzerine yatırılarak, kendi çaplarından 2 cm. fazlası kalemle işaretlenerek kesilir. Her iki deri 19 eşit parçaya bölünerek zımba ile delirtir, özel bir atkı sistemi ile deriler bakır üstüne gerilir. Deri germe işlemi için NYLON karışımı ipler kullanılabilir.

     3-) SİMİTLER: Viştal veya kıtık dediğimiz dolgu maddeleri ile doldurularak yapılan simitlerin orta boşluklarına kudümler oturtulur, öne doğru istenilen eğim sağlanır. Simitlerin en önemli ödevleri Kudüm'ün yerle bağlantısını kesmek ve ona elastikiyet sağlamaktır. Bu da Tonalite için çok gereklidir.

     4-) ZAHMELER: Kudümü çalmak için kullanılan uçları yuvarlak ağaç çubuklardır. Yumuşak ve orta yumuşaklıktaki ağaçlardan yapılırlar. Ana gövdenin etrafı 4 parça sahtiyan deriden bir kılıf ile kaplanır. Bu şekilde yapılan bir kudümün akordunu uzun yıllar muhafaza ettiği tecrübeyle sabittir. Buraya kadar yapım özelliklerini anlatmaya çalıştığımız KUDÜM Mevlevilerce kutsal sayılmış ve "KUDÜM-Ü ŞERiF" diye anılmıştır.