KAÇ GİZLEN SUS
YUMDUM GÖZLERİMİ
AYSEL GİT BAŞIMDAN
YAĞDIKÇA
SİL BAŞTAN
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR
ŞİMDİ BİZ NEYİZ

KAÇ, GİZLEN, SUS

Ben ölmek için doğmadım..

Her gece yürüyüşlerimde

Bir yıldız kayar gökten

Ama hiç dilek tutmadım,

Kehribar tesbih misal

Hep yıldızlar saydım,

Yalnızlıktan kaçıp, ayın mehtabında dolaştım,

Kendimi gizledim vefasız aynalarda,

Kamufle olup sessizliğe sustum,

Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum..

Ben ayrı dünya çocuğu..

Her gece ayın doğuşunda

Sancısını çekerim yalnızlığın,

Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım,

Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın,

Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın,

Yürürüm gecenin kucağına susarım,

Benim adıma doğan

Her Gündüz için, her güneş için

“To be or not be” önemli değil,

Her ne kadar asil bir eylem olmasa da

Ben kaçarım, ben gizlenirim, ben susarım..

Ben ölmek için doğmadım...

Her gece yürüyüşlerimde

Ama hiç dilek tutmadım,

Kehribar tespih misal

Hep yıldızlar saydım,

Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum..

Ben ölmek için doğmadım

Ben ebedi yaşamak için öleceğim…

İBRAHİM SADRİ

YUMDUM GÖZLERİMİ

Yumdum gözlerimi

Karanlıkta sen varsın

Karanlıkta sırtüstü yatıyorsun

Karanlıkta bir altın üçgendir alnın ve bileklerin

Yumulu göz kapaklarımın içindesin sevdiceğim

Yumulu göz kapaklarımın içinde şarkılar

Şimdi orda her şey seninle başlıyor

Şimdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait

Ve sana ait olmayan

NAZIM HİKMET

AYSEL GİT BAŞIMDAN

Aysel git başımdan ben sana göre değilim

Ölümüm birden olacak seziyorum.

Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün

Dağıtır gecelerim sarışınlığını

Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,

hiçbir dakikamı yaşayamazsın.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim.

Benim için kirletme aydınlığını,

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,

gözlerim hızlandırır tenhalığını

Yanlış şehirlere götürür trenlerim.

Ya ölmek ustalığını kazanırsın,

ya korku biriktirmek yetisini.

Acılarım iyice bol gelir sana,

sevincim bir türlü tutmaz sevincini.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim.

Ümitsizliğimi olsun anlasana

hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.

Sonbahar uğultusu duymamışsın ki

içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,

uzak yalnızlık limanlarına.

Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,

Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.

Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.

Sakın başka bir şey getirme aklına.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim,

ölümüm birden olacak seziyorum,

hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

Aysel git başımdan seni seviyorum...

ATİLLA İLHAN

YAĞDIKÇA

Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,

Kavim göçlerinden bu yana ağlayan

Ve durmadan

Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler

Çalan, çaldıran, yakalatan

Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

Şehre bir yağmur yağdı

Ben ağladım.           Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan

Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses

Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden

Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

Bir şehre yağmur yağdı

Ben ağladım            Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında

Hangisi talandı demli öpücüklerin

Ve buğularda yitirilen kimin adıydı

Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu

Soyulur muydu kabuğu hayatın

Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

Bir şehre yağmur yağdı

Ben ağladım            Ben ençok seni götürdüm giderken

Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları

Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı

Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası

Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi

Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı

Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı

Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı

Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı

Ben...

Yağmur...

Ağladım...

Yılmaz Erdoğan

SİL BAŞTAN

Gücün var mı sevgilim

Derin sularda inci tanesi aramaya?

Cesaretin kaldıysa

Hala benle aşktan konuşmaya

Söyle canım sevgilim

Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?

Yorgun gibi bir halin var

Duyguların karışık olabilir mi?

Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Herşeyi unutmak

Sanki bugün son günmüş gibi

Dolu dolu yaşamak istiyorum ben

Her ne çıkarsa yoluma

Selam verip yürümek istiyorum ben

Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Herşeyi unutmak

ŞEBNEM FERAH

AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgarın yönü

Solar ansızın yapraklar;

Şaşırır yolunu denizde gemi

Boşuna bir liman arar;

Gülüşü bir yabancının

Çalmıştır senden sevdiğini;

İçinde biriken zehir

Sadece kendini öldürecektir;            Bir anı bile kalmamıştır

Ölümdür yaşanan tek başına            Geceler boyu sevişmelerden;

Aşk iki kişiliktir.                                Binlerce yıl uzaklardadır

Binlerce kez dokunduğun ten;

Yazabileceğin şiirler

Çoktan yazılıp bitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,      Seni bildiğin şarkılar;

Aşk iki kişiliktir.                           Boşanır keder zincirlerinden

Avutamaz olur artık                     Sular tersin tersin akar;

Bir hançer gibi çeksen de sevgini

Onu ancak öldürmeye yarar:

Uçarı kuşu sevdanın

Alıp başını gitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,

Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.

Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

Gece camlara sürtünürken;

Çünkü hiç bir kelebek

Tek başına yaşayamaz sevdasını,

Severken hiçbir böcek

Hiç bir kuş yalnız değildir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

ATAOL BEHRAMOĞLU

ŞİMDİ BİZ NEYİZ

Şimdi biz neyiz biliyor musun

akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz

birbirine uzanamayan

boşlukta iki yalnız yıldız gibi

acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz

bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacağız

yalnızca

kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız

ne kalacak bizden

bir mektup, bir kart, birkaç satir ve benim su kirik dökük şiirim

sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında

ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden

bizden diyorum, ikimizden

bizden diyorum, ikimizden

ne kalacak?

Simdi biz neyiz biliyor musun?

Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan oksuz savaş çocukları

gibiyiz. Umut

ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir şey bulduğunda

neyi, ne

yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.

Artik hiçbir duygusunu anlayamayan çocuklar gibi

ve elbet biz de bu aşk da büyüyecek

her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz

MURATHAN MUNGAN